BAŞ VE BOYUN KANSERLERİNİN ERKENDEN TESPİT EDİLEREK CERRAHİ YÖNTEMLE TAM OLARAK ÇIKARILMASI TÜMÖRDEN TAMAMEN KURTULMA ŞANSINI ARTIRIYOR

BAŞ VE BOYUN KANSERLERİNİN ERKENDEN TESPİT EDİLEREK CERRAHİ    YÖNTEMLE TAM OLARAK ÇIKARILMASI TÜMÖRDEN TAMAMEN KURTULMA ŞANSINI ARTIRIYOR

Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın 2020 yılı verilerine göre Dünyada her 5 kişiden biri yaşamları boyunca kansere yakalanmaktadır ve 8 erkekten 1'i ve 11 kadından 1'i kanser nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Ülkemizde de nüfus artışıyla orantılı olarak yıllık yeni tanı alan kanser hasta sayısı da artmaktadır.

Baş-Boyun Bölgesi Tümörleri Nelerdir?

Baş-boyun tümörü sebebi ile cerrahi tedavi yapılan hastalar tamamen iyileşebilmektedir. Baş boyun cerrahisinin uzmanlık alanına giren bu tümörler arasında burun içinin, sinüslerin, kafa tabanının, damağın, dudakların, yüzün, ağız içinin, tükrük bezlerinin, boynun, gırtlağın, tiroid bezinin, orta ve dış kulak yolunun kanserleri bulunur.

Baş ve Boyun Bölgesinde Görülen Tümörlerin Özellikleri Nelerdir? Tedavide Hangi Cerrahi Yöntemler Kullanılır?    

Baş ve boyun bölgesi çok farklı dokulardan oluşmaktadır. Buna bağlı olarak da bu dokulardan kaynaklanan değişik türden tümörler karşımıza çıkmaktadır. Bu bölgenin en sık kaşılaşılan kötü huylu tümörü, mukozalardan ve deriden kaynaklanan yassı epitel hücreli karsinomadır. Buna ilave olarak tükrük bezlerinden kaynaklanan farklı kanserler ve bağ dokusu kaynaklı sarkomalar da görülebilmektedir. Kanserin türü ne olursa olsun, geride artık bırakmadan kitlenin tamamının cerrahi olarak çıkarılması kanser tedavisinin en önemli kuralıdır. Bu kuralın yerine getirilebilmesi de ancak tümörün, kaynaklandığı yere sınırlı kalmış olması ve uzak organlarda tümör yayılımı olmaması halinde mümkün olabilmektedir. Ağız, yüz, gırtlak, boğaz, boyun, tiroid ve tükrük bezi tümörleri için açık cerrahi uygulanırken, burun içi, paranazal sinüsler ve kafa tabanı için endoskopik cerrahi yöntemleri ile tümör çıkarılabilir. Kulak tümörleri için ise mikroskobik görüş altında mikrocerrahi yapılır. Bu yöntemlerden biri ile tamamı çıkarılmış tümörlerin tekrarlama ihtimali çok düşüktür. Ancak baş boyun bölgesi karışık ve sıkışık bir anatomiye sahiptir. Ayrıca bu bölge göz ve beyin gibi kritik organları, beyinden gelen önemli sinirleri ve kapten beyine giden büyük damarları barındırmakta olup, tümörün büyük boyutlara ulaşmış olması bu kritik yapıları zedelemeden istenilen cerrahiyi yapmayı zorlaştırmaktadır. Tümör dokusunun vücudun başka yerlerine yayılması durumunda ise cerrahi tedavi aşaması artık geçmiş olmaktadır. Bu durumda genellikle kemoterapi (ilaç tedavisi) uygulanır. Ancak büyük boyulara ulaşmış bir tümörü kemoterapinin yok etmesi genellikle mümkün olamaz. Nazofarenks kanserleri gibi bazı istisnalar hariç tutulursa, çok büyük baş boyun tümörlerinde radyoterapinin de (ışın tedavisi) tek başına etkili olma sansı çok yüksek değildir.  

 

Baş-Boyun Tümörlerinde Endoskopik Endonazal Cerrahisinin Nasıl Kullanılır?  Sağladığı Avantajlar Nelerdir?

Endoskopik endonazal cerrahi burun boşluklarının, paranazal sinüslerin ve kafa tabanının kronik sinüzit, kist, iyi huylu ve kötü huylu tümörleri ve ensefalosel gibi hastalıklarında sağlıklı dokulara en az hasar ile optimum tedavi olanağı sağlayan teknikleri içermektedir. Ameliyatın mantığı, burun içinden küçük kameralarla girilerek görüntünün dışarı aktarılması ve yüz cildinde kesi yapmadan ameliyatın burnun doğal boşluklarından yapılmasına dayanmaktadır. Endoskopların burun içi ve kafa tabanındaki dar alanları çok iyi aydınlatması, görüntüyü çok iyi bir çözünürlükle büyüterek monitora aktarması ve kolay manevra kabiliyeti ile açılı kısımlardaki saklı koridorları kolayca göz önüne getirmesi bu yöntemin cerrahi aşamasında sağladığı kolaylıklar arasındadır.  Burun boşluklarının arka tarafında ve kafa tabanında endoskopik cerrahinin sağladığı görüş açısı, açık yaklaşımlara göre çok daha iyidir. Ayrıca endoskopik endonazal cerrahi ile yüzde, cilt ve kemik kesilerine gerek kalmadan hastalık giderilebildiğinden hastanede kalma ve iyileşme süresi de kısa olmaktadır. Endoskopik endonazal cerrahi yaklaşımları, açık cerrahi tekniklere göre fizyolojiye çok daha uygundur.  Bu özellikleri ile endoskopik endonazal cerrahi Kulak burun Boğaz ve Beyin Cerrahi uzmanları için önemli bir uygulama haline gelmiştir.  

Baş ve Boyun Bölgesinin İyi Huylu Tümörlerin ve Kötü Huylu Tümörlerin Belirtilerine Dikkat!

Baş boyun bölgesinin iyi huylu tümörlerinde ve özellikle kanserlerinde cerrahi tedavi aşamasının geçirilmemesi çok önemlidir. Bunun için tümörün kaynaklandığı yerin dışında, diğer bölgelere yayılmadan yakalanması gereklidir. Geçmeyen burun tıkanıklıkğı, burun kanaması, baş ağrısı, yüz ve boyundaki şişlikler, geçmeyen ağız içi yaraları, ses kısklığı, yutma güçlüğü, nefes darlığı, tiroid bezinin büyümesi ve nodülleri, geçmeyen dış kulak yolu yaraları, akıntıları ve tıkanıklıkları hasta için uyarıcı olmalıdır. Bu belirtilerin varlığında hastanın erkenden doktora başvurması cerrahi tedavi şansını yaklama ve dolayısı ile de tümörden kurtulma şansını artırmaktadır.

 

*Bu bilgilendirme amaçlı makale, İleri endoskopik endonazal cerrahi ve  endoskopik kafa tabanı cerrahisi konularının pratik cerrahi basamaklarına odaklanmış temel bir başvuru eseri niteliğindeki endoskopik sinüs ve kafa tabanı cerrahisine yönelik özel yaklaşımları içeren ve alanında ilk olma özelliğini taşıyan “Endoskopik Endonazal Sinüs-Kafa Tabanı Cerrahisi Atlası”nın yazarı KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof.Dr. Fuat Tosun tarafından hazırlanmıştır.

 

 

 

Bu Habere Yorum Yap

 
 
   
 

Anlaşmalı Kurumlar

gen